Kayıtlar

Kuram etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Terry Eagleton

Terence "Terry" Eagleton (d. 22 Şubat 1943, İngiltere ), İrlanda asıllı İngiliz akademisyen ve yazar. Edebiyat ve kültür teorileri uzmanı. Özellikle Marksist edebiyat kuramı üzerine çalışmaları ile tanınır. Şu anda Manchester Üniversitesi 'nde görevlidir. Eagleton'ı özgün bir edebiyat kuramcısı olarak düşünmek mümkündür. Marksizm 'e dayalı materyalist bir eleştiri teorisi oluşturmaya çalışmıştır. Kurduğu Marksist teori birçok eleştirmenin çalışmalarının kuvvetli ve etkili yönlerinin sentezinden oluşmaktadır. Genelde modernite ve modernizm üzerine eğilmektedir. Postmodernizme temel olarak itiraz etse de, yine de tümden yadsımamaktadır. Eagleton doktorasını Cambridge Üniversitesi , Trinity Koleji'nde yaptı. Marksist edebiyat eleştirmeni Raymond Williams 'ın öğrencisiydi. Kariyerine 19. ve 20. yy edebiyatları üzerine çalışarak başladı. Sonradan Williams'ın Marksist edebiyat kuramına yöneldi. Oxford Üniversitesi 'nin Wadham, Linacre ve St. Ca...

Maurice Blanchot

Maurice Blanchot (d. 22 Eylül 1907 - ö. 20 Mart 2003) Fransız edebiyat kuramcısı ve yazar. Doğu Fransa'da Saint Germain du bois (Saone et Loire) kantonundaki Devrouze'un bir köyü olan Quain'de yaşayan katolik bir ailenin çocuğuydu. 1984 yılının Kasım ayında Le Nouvel Observateur'da yayınlanan kısa bir özgeçmiş metninde Blanchot, hayatının önemli anlarını arkadaşlarına rastladığı dönemlerle anlatır: Emmanuel Levinas, Georges Bataille, René Char and Robert Antelme. Arkadaşlık Blanchot'ta sürekli yinelenen bir konudur. 1930 yılından sonra Blanchot, Journal des Debats'ın yazı işleri kadrosunda dış politik ilişkilerde yazı işleri sorumluluğunu üstlendi. Fransa'nın gelecekteki çöküşünü tahmin ederek, bu sefer Fransız monarşisinin yenilenmesi hareketiyle ilgili doğruya uzak gazetelerde -özellikle Combat'ta- çeşitli yazılar kaleme almıştır. Savaş yıllarında Blanchot, 'Thomas l'obscur' (1941) ve 'Aminadab' (1942) adlı kitaplarını yayınlamıştır...

Modernizm ve Sanat

Resim
İlk önce şu kelimelerin anlamlarına bakmak gerekiyor: Modern, Modernite, Modernleşme, Modernizm. Modern: İçinde yaşanılan çağa, günlere uygun. (eş anlamlısı: çağıl) Modernite: Avrupa'da yaklaşık olarak 17. yüzyıl civarında ortaya çıkan, zamanla tüm dünyaya yayılan toplumsal değerler sistemine ve organizasyonuna verilen isimdir. Genel anlamda gelenek ile karşıtlık ve ondan kopuşun; bireysel, toplumsal ve politik yaşam alanlarının tamamındaki dönüşümü ya da değişimidir. Modernleşme: Eski ve geleneksel toplumların modern olmalarına, moderniteye ulaşmalarına imkan veren süreçler için kullanılan genel terim. Sınırları genişleyen kapitalist dünya pazarının hızlandırdığı bilimsel ve teknolojik keşiflerle yeniliklerin, sanayideki ilerlemelerin, nüfus hareketlerinin, ulus dev­letleri ve kitlesel hareketlerin doğuşuyla bir­likte ortaya çıkan sosyo-ekonomik değişim­lerin birliği. Modernizm: Geleneksel(eski) olanı yeni olana uydurma çabası içinde olan bir akımdır. Bu kavram Batı’da “ ...

Tavanarası Ressamları

Resim
Tavanarası Ressamları’nın önemini anlayabilmek için Türkiye’de 1940-1955 arasında sanat ortamında neler olduğunu hatırlamak gerekir. 16 Ocak 1940 tarihinde Akademi salonunda Yeniler Grubu’nun oluşum sergisi açılır. 10 Mayıs 1941’de ise grup Beyoğlu Matbuat Birliği salonunda “Liman Şehri İstanbul” adlı sergisinin açılışını yapar. Kemal Sönmezler, Haşmet Akal, Turgut Atalay, Nuri İyem, Nejad Melih Devrim, Faruk Morel, Agop Arad, Selim Turan, Avni Arbaş, Mümtaz Yener, Abidin Dino ve Yusuf Karaçay’ın katıldığı bu serginin açılışını bir balıkçı yapar. Toplumsal sorunlardan hareketle sanat üretimi gerçekleştirmeyi hedefleyen grubun sergilerinin afişini Yusuf Karaçay tasarlar. 15 Mart 1945 tarihinde Türkiye bir özel galeriyle tanışır. Seramik sanatçısı İsmail Hakkı Oygar, Beyoğlu Karlman Pasajı’nda yer alan atölyesinin bir bölümünü galeriye çevirir ve bu mekân 1947 yılına kadar çeşitli sergilere ev sahipliği yapar. 13 Mayıs 1947’de Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesi öğrencilerinden oluşan On’la...

Viktor Şklovskiy

Viktor Borisoviç Şklovskiy (24 Ocak 1893, Sankt-Peterburg- 6 Aralık 1984, Moskova), Rus eleştirmen, kuramcı ve yazar. Yüzyılın başındaki Rus Fütürizm Hareketinin kuramcısı ve Rus biçimciliği ekolünün öncüsü. Şklovskiy'ye göre, sanat, her zaman için, kendi kendine yeterli arı (saf) biçimler sorunu olmuştur ve bu özellik, ilk kez Fütürizm tarafından kabul edilmiştir. Böylece Fütürizm, tarihteki ilk sanat eylemidir ve Biçimci ekol, ilk bilimsel sanat ekolüdür. Biçimciliği fütürizme bir köprü olarak kullanarak, Devrime bağlamak ister Șklovsky. Ancak, Biçimcilik, Şklovsky, Zhirmunskiy, Jacobson ve benzerleri tarafından temsil edildiği haliyle, olgunlaşmamış, sorumsuz ve kendini beğenmiş, diğer yandan kendi kendine yeterli bir olgu olarak gözükmektedir. Şklovskiy'in şu sözleri anımsanabilir: "Sanat her zaman hayattan bağımsız olmuştur ve sanatın rengi, hiçbir zaman Kent'in üstünde dalgalanan bayrağın rengini yansıtmamıştır."