Kayıtlar

İ etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İsmail Fenni Ertuğrul

İsmail Fenni Ertuğrul (1855; Tırnova , Bulgaristan - 29 Ocak 1946, İstanbul [1] ), Türk mutasavvıf, felsefeci, yazar, lügatçi, musıkişinas, güfteci ve besteci. Hayatı[ değiştir | kaynağı değiştir ] 1855 yılında Bulgaristan'ın Tırnova şehrinde doğdu. Babası mahalli idare meclisi azası Mahmud Bey'dir. Rüşdiyeyi bitirdikten sonra medreseye devam etti ve Arapça ve Farsça öğrendi. 16 yaşında iken Varidat Muayyitliği'ne tayin edildi. Bu görevi sırada hem muhasebe öğrendi hem de musiki ile ilgilenmeye başladı. Tırnova'nın Ruslar tarafından işgali üzerine 20 yaşında İstanbul'a göç etti. 1879 yılında Maliye Nezâreti 'nde çalışmaya başladı. [1] 1883'te Divan-ı Muhasebat 'a tayin edildi. Lisan mektebine girerek Fransızca Bölümünden mezun oldu. Bir süre İngilizce dersleri de almasının ardından, Divan Üyesi oldu. Sonrasında Mâbeyn-i Hümâyun bütçesini hazırlayan komisyonda görevlendirildi. Ayrıca Şirket-i Hayriye 'nin hesaplarını denetleyen komisyonda da ...

İbn Rüşd

Resim
İbn Rüşd ( Arapça : ابن رشد; Künyesi Ebū'l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd ابوالوليد محمد بن احمد بن محمد بن رشد; Latince : Averroes, d. 14 Nisan 1126 - ö. 10 Aralık 1198), Endülüslü - Arap felsefeci , hekim , fıkıhçı , matematikçi ve tıpçı . Kurtuba 'da doğdu ve Marakeş , Fas 'ta öldü. Tercüme ve yorumlamalarıyla Aristo 'yu Avrupa'ya yeniden tanıtmıştır. İslam felsefesinde Aristocu akım olan meşşailiğin temsilcilerindendir. Önemi Colliget İbn Rüşd, en çok Aristo 'nun eserlerinden yaptığı, bugün Batı 'da pek çoğu unutulmuş Arapçaya tercümeleri ve şerhleriyle ünlüdür. 1150'den önce Avrupa 'da Aristo'nun eserlerinin birkaç tercümesinden başkası yoktu ve bunlar da din adamlarınca rağbet görmeyip incelenmiyordu. Batı'da Aristo'nun mirasının yeniden keşfedilmesi, İbn Rüşd'ün eserlerinin 12. yüzyıl başlarında Latinceye tercümesiyle başlamıştır. İbn-i Rüşd'ün Aristo üzerine çalışmaları otuz yıllık bir dönemi kapsar ...

İvan Turgenyev

İvan Sergeyeviç Turgenyev (Rusça: Rusça: Иван Сергеевич Тургенев, [ɪˈvan sʲɪrˈɡʲeɪvʲɪtɕ turˈɡʲenʲɪf]) (9 Kasım 1818, Orel - 3 Eylül 1883, Bougival) Rus şair, yazar, oyun yazarı, çevirmen. Soykökü ve soyadının etimolojisi Rus tarihçisi Nikolay Baskakov "Rus familyasının doğuşu" kitabı ve «Berhet kitabı» içinde Turgenyev soyadının eski Tatar dilindeki tez, hemen, çabuk anlamlarına gelen Türgen (Түрген) [1] sözünden geldiğini ve Turgenyev'in de Tatar Türkleri soyundan geldiğini belirtir [2] [3] . Sibirya Türk ağızlarında da türgen şeklinde söylenen bu soyadının anlamı yukarıda belirtildiği gibi hızlı, acele eden sözünden gelmektedir. Turgen (~ türgen) adı büyük ihtimalle geçici manaya dayanılarak verilmiştir ve bu adı taşıyan karakteri ile ilgilidir (çabuk öfkelenen, hırslı). Turgenyev, Turgenev soyunun atası Murza (mirza) Lev Turgenyev, vaftiz töreninden sonra İoan adını almıştır. Knyaz Vasili İonoviç'in yayına Altın Orda'dan gelmiştir. Lev Turgenyev'in toru...

İlhan Koman

Resim
"Bir nesnenin sanat olabilmesi için has, öz, gerçek olması gerekir. Sanatta tek ölçü budur. Sanatın kopya, özenti, taklit olmadan kendi kendine bir olay olması gerekir. Bu küçük veya büyük de olur. Obje yada eşya da olur, figuratif ya da non-figuratif de olur. Bütün sorun tek ve gerçek olmasıdır." İlhan Koman (d. 17 Haziran 1921, Edirne[2] - ö. 30 Aralık 1986, Stockholm), Türk heykeltıraş. 1951-1958 arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde görev yaptıktan sonra 1959'da İsveç'e yerleşen ve Hulda isimli teknesinde yaşayan sanatçı, bilim ve sanatı bir araya getiren eserleriyle sanat dünyasında kendini özgü bir konum edindi;[3] bu özelliğinden ötürü Türk Da Vinci'si olarak anıldı. [2]Figüratif soyutlama alanında en ünlü ve üzerinde en çok konuşulan çalışması Akdeniz Heykeli'dir.[4] 17 Haziran 1921'de Edirne'de doğdu. Babası doktorluk ve çiftçilikle uğraşan Fuat Bey, annesi Sevinç Leman Hanım'dır. Baba tarafı Mohaç Savaşı'ndan sonra...

Bugün İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 70 yaşına bastı!

10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin kabulü üzerinden 70 yıl geçti. Dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olarak insan haklarına saygı göstermek, korumak, geliştirmek ve ortak bir anlayış oluşturmak için her birey ve her organ görevlidir. 70 yıldan çok daha önceydi…Birinci Dünya savaşı çoktan bitmiş, silah üretimi ile kalkınmanın mucitleri görülen Naziler, muhaliflerin zayıflığı ile beslenerek işbaşı yapmışlardı. SA, SS ve Gestaponun kurucusu, III Reich Başbakan yardımcısı Hermann Goering “Nazi Tekniği” denilince ne anlaşılması gerektiğini Nürnberg Mahkemesinde şöyle anlatmıştı: “Tabii ki insanlar savaş istemezler. Adam evinde memnun mesut yaşarken neden savaş istesin ki? Ülke halkları hiçbir zaman savaşmak istemezler, Rusya’da da İngiltere’de de Almanya’da da… Bu anlaşılır bir şey tabii ki, ama bir ülkenin politikasına liderler karar verirler. Demokrasi de olsa, faşist diktatörlük de olsa liderlerin insanl...